-
Hamdullah IŞIK
Tarih: 24-08-2026 15:56:00
Güncelleme: 24-08-2026 15:56:00
Barışın ve Adaletin Sınavı: Irkçı Saldırılar Cezasız Kalmamalıdır
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Bektaşlı köyünde, Şırnak’tan ekmek parası kazanmak için bölgeye giden Kürt işçilere yönelik olduğu bildirilen ırkçı ve ayrımcı saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Bir lokma ekmek uğruna evini, ailesini ve memleketini geride bırakarak Türkiye’nin herhangi bir bölgesine çalışmaya giden insanlara, kimlikleri ve memleketleri üzerinden düşmanlık beslemek; yalnızca o insanlara değil, birlikte yaşama irademize, toplumsal barışımıza ve hukukun üstünlüğüne yönelmiş ciddi bir tehdittir.
Unutulmamalıdır ki bu ülkenin her vatandaşı, doğduğu yer ve etnik kimliği ne olursa olsun aynı hukuk düzeninin güvencesi altındadır. Şırnak’tan Zonguldak’a, Diyarbakır’dan Edirne’ye, Trabzon’dan Mersin’e, Şanlıurfa’dan Bursa’ya kadar herkes bu ülkenin eşit vatandaşıdır. Hiç kimsenin ekmeğini kazanmak için gittiği bir yerde kimliği nedeniyle aşağılanması, tehdit edilmesi veya saldırıya uğraması kabul edilemez.
Böyle bir olay karşısında devletin görevi yalnızca olayları seyretmek değil; vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamak, failleri hukuk çerçevesinde tespit etmek ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.
Özellikle toplumun barışa, huzura ve kardeşliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde, ırkçı ve faşizan provokasyonların cezasız kalması son derece tehlikelidir. Cezasızlık, yalnızca mağdurları değil, toplumun tamamını yaralar. Aynı zamanda yeni provokasyonlara cesaret verebilir.
Bu nedenle Bektaşlı’da yaşandığı belirtilen olayın bütün yönleriyle, tarafsız ve titiz bir şekilde soruşturulmasını; saldırıya karışanların kimliklerine veya siyasi görüşlerine bakılmaksızın, hukuk çerçevesinde hak ettikleri cezaya çarptırılmasını istiyoruz.
Çünkü adalet, yalnızca suçsuzları korumak değil, suç işleyenleri de kim olursa olsun hukuk önünde sorumlu tutmaktır.
Bir insanın Kürt olması, Türk olması, Arap olması, Laz olması, Alevi veya Sünni olması; onun insanlık onurundan ve vatandaşlık hakkından hiçbir şey eksiltmez. Bu ülkenin gerçek gücü, farklılıklarımızı birbirimize karşı bir silaha dönüştürmekte değil, farklılıklarımızla birlikte huzur içinde yaşayabilmektedir.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Bir vatandaşını kimliği nedeniyle uğradığı saldırı karşısında yalnız bırakan bir hukuk düzeninde adalete olan güven zedelenir. Adaletin olmadığı yerde ise kalıcı barıştan söz etmek mümkün değildir.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, öfke, ayrışma ve düşmanlık değil; hukuk, adalet ve güçlü bir kardeşlik duygusudur.
Devletimizden beklentimiz açıktır: Irkçılığa, ayrımcılığa ve şiddete karşı tavizsiz bir hukuk iradesi ortaya konulmalı; sorumlular hakkında caydırıcı ve adil yaptırımlar uygulanmalıdır.
Çünkü barış yalnızca güzel sözlerle kurulmaz. Barış; adaletle, hukukla ve herkesin kendisini güvende hissetmesiyle kalıcı hâle gelir.
Aksi hâlde “barış” kelimesi havada kalır; toplumun adalete olan inancı ise her yeni provokasyonla biraz daha yara alır.
Irkçılığa karşı susmayacağız.
Şiddete karşı susmayacağız.
Adaletin herkes için eşit uygulanmasını istemekten de asla vazgeçmeyeceğiz…
Hamdullah IŞIK
- Geçmişi Değil, Kaybettiğimiz İnsanlığı Özlüyoruz…
- TAZİYE: ACIYI PAYLAŞMANIN SÜNNETİ
- VİCDANIN KAZANDIRDIĞI SAYGI
- BİZ…
- “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
- KALABALIKLAR İÇİNDE YALNIZLAŞAN İNSAN…
- KENDİME AÇILAN KAPI
- İNSAN, SEVDİKLERİNİ YILDA SADECE BİR GÜN MÜ HATIRLAR?
- Müslüman Nasıl Olmalı?
- YÜZLEŞME
- KENDİNİ BİLDİĞİN KADAR SENSİN
- DİSİPLİNİN GÖLGESİNDE KAYBOLAN SAYGI VE ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİSİ…